Ağrı ölçülebilir mi?

“Ağrı ölçülebilir mi?” sorusunun yanıtı hem evet hem hayırdır.Ağrı şeker gibi tansiyon gibi elektronik aletlerle ve standartlaştırılmış yöntemlerle ölçülemez.Çünkü sonunda mutlaka subjektiftir.Buna karşın bilim ağrıyı ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirmiştir.Bu yöntemlerin en basiti 10 cm’lik düz bir çizgidir.Görsel eşleştirme ölçeği ya da visuel analog skala olarak adlandırılan bu 10 cm’lik çizgi hastanın yaşamı boyunca kendi deneyimine göre o ağrısının şiddetini tayin eder.Hastaya daha önce yaşadığı, yani deneyim sahibi olduğu diş ağrısı, doğum ağrısı, kırık ağrısı gibi bir ağrısını anımsaması, eğer o şiddetli ağrı 10 ise şimdiki sözgelimi bel ağrısının kaç olduğunu bu doğru çizgi üzerinde işaretlemesi istenir.Hastalar başlangıçta zor gibi gelen bu yönteme kolaylıkla alışır.Böylelikle hastalığın seyri süresince ağrının şiddetinin seyri ölçülebilir.İstatistiksel olarak da bilimsel araştırmalarda ağrı kesicilerin ya da yöntemlerin değerlendirilmesinde bu 10 cm’lik basit çizgi kullanılır.Algometre adı verilen, ancak daha çok mekanik baskıyı ölçen aletler de geliştirmiştir.Ancak bunlar daha çok sinir hassasiyetlerini ölçmeye yarar.

Ağrıyı diğer tıp bulgularından ayıran deneyim olma özelliği tedavisini de aynı biçimde güçleştirmektedir.Çünkü günümüzdeki tıp eğitimi hala olayı basit bir bulgu gibi algılamakta ve ağrı eşittir ağrı kesici ya da ağrı eşittir fizik tedavi veya cerrahi gibi basite indirgemektedir.Örneğin bir tüberküloz tedavisinde hekimler arasında az çok bir görüş birliği varken ve kullanılacak ilaçlar belirli iken ağrının tedavisi konusunda hekimler arasında her zaman görüş ayrılığı bulunmaktadır.Çünkü tıp fakültelerinde tüberküloz veya diğer hastalıklar anlatılırken ağrı yeterince anlatılmamaktadır.1970’li yılların başında ABD’de yayınlanan 7 standart tıp kitabında toplam 22.000 sayfa içerisinde ağrı konusuna ayrılan toplam 54 sayfa bulunması üzüntü vericidir.Bugün bile tıp fakültelerinin çoğunda ağrı eğitimi verilmemektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: