Neden Hekimler Ağrıyı Dindiremiyor?

Hekimler hastaların ağrılarını niye dindirememektedir?Ya da hekimler hastaların ağrıları konusunda niye yeterli olamamaktadır?Bir çok hasta ağrıları nedeniyle bir o doktora bir öbürüne başvurarak zaman geçirirler.Sonunda da yine ağrılar içerisinde yaşayıp giderler.Peki o halde neden hastalar ağrı çekerler?

Bunun bir çok nedeni vardır.Bu nedenlerin başında tıp eğitimi içerisinde ağrı eğitimi verilmemesi gelir.Tıp son yıllara kadar ağrıyı basit bir bulgu olarak ele aldığı için bulgu gibi tedavi etmeye kalkmıştır.Bu nedenle de bir çok kronik ağrıda başarısızlık ortaya çıkmıştır.Kronik ağrıyı bir hastalık olarak ele almaya başladığınız zaman çok daha ciddiye alındığını görürsünüz.Kronik ağrılı bir hastanın değerlendirilmesi ortalama 30 dakika gibi bir zaman süreci gerektirmektedir.Bu süreç içerisinde hastanın ağrısının ne zaman, nereden başladığı, nasıl arttığı, arttıran ve azaltan nedenler gibi bir çok etkenin tek tek değerlendirilmesi gerekir.Bu güne değin kullandığı ilaçlar, başka tedavi yöntemlerin kaydedilmesi gerekir.

Hekimlerin tıpta eğitiminde akut ağrıya karşı savaş yöntemleri esas yeri tutmakta ve hekimler bu ilkeler ışığında kronik ağrıyı tedaviye çalışmaktadır,Bir belirtiyi tedavi etmekle bir hastalığı tedavi etmek arasında büyük farklar vardır.Bu farklılık tıp eğitimine girmeden hekimlerin kronik ağrıyı tedavi etmesi imkansız hale gelmektedir.

Ağrı eşittir ağrı kesici mantığı ile yaklaşıldığında bu ağrının dindirilmesi mümkün olmaz.Çünkü kronik ağrılar birbirinden farklı özellikler taşır.Basit bir kırık ağrısı ile sinir harabiyetine bağlı nöropatik ağrı dediğimiz ağrının hem ortaya çıkış biçimi hem de mekanizması birbirinden çok farklıdır.Ayrıca bir insanda birden fazla ağrı bulunabilir.Örneğin aynı hastada hem migren, hem gerilim baş ağrısı ortaya çıkabilir.Bu durumda her ikisinin de ayrı ayrı birer hastalık olarak ele alınıp değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerekir.

Kronik ağrılı hastalarda hekimler bağımlılık yapacağı korkusu ile hastalara kuvvetli ağrı kesici vermekten kaçınırlar.Opiofobi ya da morfin korkusu olarak adlandırılabilecek olan bu durum son derece yanlıştır.Dünya Sağlık Teşkilatı’nın 1986 yılında 40.000 hasta üzerinde yaptığı bir çalışma ile morfin ve benzeri ilaçların ağrılı hastalarda bağımlılık yapmadığı ortaya konmuştur.Bu nedenle kronik kanser dışı ağrılarda bile artık morfin ve benzeri ilaçlar kullanılabilmektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: